Acıyı Sanata Dönüştüren Dahi Kadınlar/Virginia Woolf
Acıyı Sanata Dönüştüren Dahi Kadınlar/Virginia Woolf
1.500₺
1.500₺
Bu atölye için satış süreci tamamlanmıştır.
Fiziki ve ruhsal korkunç acılar çekmiş ama inatla üretmeye devam etmiş, sanatının öncüsü, hemcinslerinin ilhamı olmuş, çağının amazonu olağanüstü kadınların biyografisini “Acıyı Sanata Dönüştüren Dâhi Kadınlar” teması altında birleştirdik.
Üç ay boyunca, her ayın ikinci pazar günü 14:00’ te Yazmak Atölyesi’nde buluşup, farklı ülkelerde, kültürlerde, çağlarda yaşamış ve yolumuzu aydınlatmış kız kardeşlerimizi anacağız. Nisan ayı programında Virginia Woolf var.
…
Biraz daha kız kardeşlik için.. 👭💜👭
Victoria dönemi İngiltere’sine doğmuş bir kadın olarak hayatının her aşamasında, her şeye karşı savaşmak zorunda kaldı Virginia. Üvey ağabey(ler)i tarafından yıllarca tacize uğradı. Maddi olarak üst-orta seviyede bir aile olmalarına rağmen kızlar okula gönderilmediği için hiçbir zaman yaşıtlarıyla birlikte, sosyalleşebileceği bir okul hayatı olmadı. Ağabeyleri Cambridge’e giderken o kız kardeşiyle birlikte evde eğitim gördü ve babasının kütüphanesinden beslendi. Ve bulunduğu toplumun, çağın dengelerini, değerlerini değiştiren, entelektüel hayatın yönünü belirleyen bir kadın oldu. (Virginia rüştünü ispatladıktan, dev Virginia Woolf olduktan sonra, Manchester Üniversitesi kendisine fahri doktora vermek istediğinde ‘Bu, tümüyle kokuşmuş bir toplumdur. Bana vereceği hiçbir şeyi almak istemiyorum’ diyerek reddetti.)
Manik-depresif duygu durum bozukluğundan mustaripti. İlk intihar teşebbüsü, annesinin ölümünün ardından geçirdiği ağır bunalım sırasında oldu. 13 yaşından itibaren ölüm fiili cebinde yaşadı. Bir yandan korkunç ruhsal acılarla boğuşurken bir yandan geleneksel roman anlayışını kökten sarsacak güçte kitaplar yazan çok zeki, çok entelektüel, çok çalışkan, her şeyi alışılmışın çok dışında bir kadındı.
Birey olmanın, feminizmin manifestosu sayılan Kendine Ait Bir Oda’nın, gelmiş geçmiş en yüksek edebi dile sahip romanlardan birinin, Dalgalar’ın yazarı V.Woolf iki konuya kafayı takmıştı. Zaman ve Deniz. Zaman içinde anlara, deniz içinde dalgalara. Eserlerinin derinliği ve okuyanın kavramakta güçlük çekmesi de bundandır. İkisine de hâkim olunamaz, ikisi de ele-avuca/ akla sığdırılamaz çünkü.
26 Mart 1941’de Virginia Woolf güncesine gelecek günler mefhumunu yitirdiğini yazdı. İki gün sonra ceplerini taşla doldurup kendini Ouse nehrine attı. 59 yaşındaydı. Eşi Leonard’a bıraktığı son mektupta “Senin iyiliğine güvenimden başka her şeyimi yitirdim. Hiç kimse bizim ikimizden daha mutlu olmamıştır.” yazmıştı.
Virginia’nın taşkın yaşama sevinci ve kronik ölüm arzusu sarkacında gidip gelen sıra dışı yaşamını, mutluluğunu/ mutsuzluğunu, feminist mücadeledeki yerini, edebi dehasını ve mirasını, renkli, kararlı, ilham veren kişiliğini konuşmak üzere 12 Nisan 2026, Pazar günü 14:00 – 17:00 saatleri arasında Yazmak Atölyesi’nde buluşacağız. Virginia’nın uçsuz bucaksız denizinden üç saate kaç dalga sığdırabilirsek.. (M.Mungan’ın dizesine atıfla Bir denize kaç dalga sığarsa)
1.500₺
