Felsefe Buluşmaları-Postmodernizm

Felsefe Buluşmaları-Postmodernizm

8-15 Ocak 2026
Perşembe 19:30 – 21:30
Süre: 2 hafta

3.300

Online
Yüz Yüze

3.300

Online
Yüz Yüze

Bu atölye için satış süreci tamamlanmıştır.

Atölye yüz yüze ve zoom üzerinden online yapılacaktır. 1 hafta süreli ders kaydı paylaşılmaktadır.

“Felsefe Buluşmaları” genel başlığı altında her ay iki oturumda, çağdaş toplumun mustarip olduğu sorunlar felsefi olarak temalaştırılarak tartışılmaktadır. Ocak ayı programında “Postmodernizm” var.

POSTMODERNİZM

Yasa ve gelenekler şimdi tuzla buz olmuş durumda; keyif emekten, araçlar amaçlardan, çaba ödülden ayrı düştü. Bütünün yalnızca tek bir parçasına ebediyen zincirlenmiş olan  İnsan bizzat yalnızca bir fragman haline geldi.(Schiller) . Toplumun ayakları altında sağlam bir zemin yok. (Durkheim)

Modernleşme; bireyselleşme, sekülerleşme, endüstrileşme, kültürel farklılaşma, metalaşma, kentleşme, bürokratikleşme ve rasyonelleşme süreçlerini anlatan bir terimdir. Modernlik olarak olarak betimlenen şey, Rönesans, Reform ve Aydınlanma hareketleri esnasında tahta çıkarılan insanın aklı ve özgür iradesi ile rasyonel ilkeler uyarınca örgütlenen bir toplumsal hayat tasavvurunu anlatır.  Akıl ve dogma, demokrasi ve despotizm, medeniyet ve ilkellik, modernlik ve gelenek gibi ikili karşıtlıklar bu kurgunun örgütleyici ilkeleridir. Ama modernlik bu yolda aynı zamanda kendi tahakküm ve denetim tarzlarını meşrulaştıran bir dizi disipliner kurum, pratik ve söylem de üretmişti.

Bu yüzden Batı modernitesinin kurumlarının yaslandığı temel ilkelerin ve insanın varoluşunu anlamlı bir çerçeveye oturtmak için rehber bellenen ön kabuller güçlü meydan okumalarla karşılaştı. Bu eleştiri dalgası modernliği en derininde kendi kendisini inkar ettiğini, temellerle kafasını bozmuş olan modernlik projesinin temelden bozuk olduğunu ortaya koymaya girişti. Böylece bir zamanlar istikrarlı görünen toplumsal düzenlerin ve düşünce örüntülerinin yıkılması modern toplum, tarih, politika ve birey teorilerini donatan başat varsayım ve amaçlardan kopuşu getirdi. Bu süreçler aynı zamanda artan bir kültürel parçalanma, mekân ve zaman tecrübesinde değişimler ve yeni yaşantı, öznellik ve kültür tarzları üretti. Eleştirinin başını çeken düşünürlere göre, postmodern çağ, yeni bir toplumsal-kültürel-ekonomik formasyon oluşturuyor, dolayısıyla yeni kavram ve teoriler gerektiriyordu: “Şeylere ilişkin kesin bilgi edinilebilineceği inancı boş bir kuruntudur; teoriler kendi nesneleri üzerine en iyi ihtimalle kısmi perspektifler sunabilir (yani, dünyaya ilişkin tüm bilişsel temsillerin tarihin ve dilin dolayımından geçtiğini savunan “perspektifçi” ve görecelikçi” konum); tarihin bir amacı yoktur; tekil ve homojen, yekpare bir Tarih değil tarihler vardır (evrenselci iddialardan vazgeçiş, totalleştirici makro perspektifleri reddedilmesi); bilgisayarlar ve medya gibi teknolojiler ve enformasyon yeni bilgi biçimleridir;iktidarın yerinin boş bir alan haline geldiği bir toplumsal ortamda iktidar, hukuk ve bilgiyi bağlantılandırma göreviyle yükümlü sabit bir merkez yoktur; sermayenin küreselleşmesinin ve homojenleşmesinin damgasını taşıyan kapitalizmin daha yüksek bir aşamasındayız, vs.

Peki, Post-modern, gerçekten terimin içerimlediği gibi bir (post) sonra mıdır? Sıklıkla “postmodern” diye bir araya yığılan teoriler arasında farklılıklar yok mudur? İşte bu sorulara cevap vermek içn bu iki oturumda postmodernin kavramlar ailesi içerisindeki kilit sözcüklerin bazılarını açıklığa kavuşturmak için modern söylemler ve  postmodern söylemler arasında bir ayrım yapmaya çalışılacaktır.

 

3.300

Online
Yüz Yüze
Kategoriler:
Diğer Atölyeler