Çağdaş Okumalar/Edebiyatta Patikalar “Sonsuza Dek Sürüyor Derken Bitiyor”

Çağdaş Okumalar/Edebiyatta Patikalar “Sonsuza Dek Sürüyor Derken Bitiyor”

29 Ekim 2026
Perşembe 19:30 – 21:00
Süre: Tek Oturum

1.300₺

1.300₺

Bu atölye için satış süreci tamamlanmıştır.

Atölye zoom üzerinden online yapılacak ve süreli olarak ders kaydı paylaşılacaktır.

Yazılan her metin bambaşka yazarlar, kitaplar ve onu okuyan kişinin hayatıyla sessiz bir diyalog sürdürürken zihinlerimizde yepyeni patikalar açar. Okuma sürecinin en şaşırtıcı karşılaşmaları da metinlerin açtığı bu patikalarda ve kuytu yollarda gerçekleşir. Çağdaş edebiyatın çok fazla göz önünde olmayan ancak keşfedilmeyi fazlasıyla hak eden eserlerini birlikte okumak ve konuşmaküzere her ay gerçekleştireceğimiz Metinlerarası Patikalar buluşmalarında edebî niteliğin, özgün sesin ve düşünsel derinliğin izlerini sürerken bir metnin başka metinlere açtığı patikaları da araştıracağız. Kitaplar hakkında kesin hükümlere varmadan aynı metnin farklı okurlarda nasıl başka anlamlara dönüştüğünü görecek; gözden kaçan ayrıntılarda oyalanacak ve gerektiğinde ana yoldan ayrılıp beklenmedik çağrışımların peşine düşmeye çalışacağız.

Her ayın son perşembesi, saat 19.30-21.00 saatleri arasında kitapların açtığı patikalarda buluşacak, nereye varacağımızı önceden bilmeden; fakat yol boyunca karşılaşacaklarımızın bizi başladığımız yerden öteye taşıyacağını umarak birlikte okuyup düşüneceğiz.

Ekim ayı kitabı:Sonsuza Dek Sürüyor Derken Bitiyor

Sen olmasa, o belirsiz, ayrım gözetmeyen ve kapsamlı zamir olmasa, mahvolur, yıkılırız. Anne de Marcken’in 2022 Novel Prize ödülü ve 2024 Ursula K. Le Guin Kurgu Ödülü kazananı kitabı Sonsuza Dek Sürüyor Derken Bitiyor, yazarın Judith Butler’dan yaptığı bu alıntıyla açılıyor. Mart 2025’te Metis Yayınları etiketiyle Türkçede yayımlanan bu romanda De Marcken zihinlerimize, Bir insanın elinden her şeyi yavaş yavaş alırsak, hangi noktada artık o insan olmaktan çıkar? sorusunu düşürüp bizleri klasik zombi ve kıyamet sonrası anlatılarının çok ötesinde; varoluşun, kaybın ve aşkın sınırlarını zorlayan deneysel bir yapıtın içine çekiyor. Bedeninin parçalanışına tanıklık eden isimsiz bir anlatıcının, göğsüne gizlediği ölü bir kargayla Pasifik kıyılarına doğru çıktığı bu gerçeküstü yolculuk; görünüşte bitmeyen bir “açlığı” anlatırken, derinde durdurulamaz bir yasa dönüşüyor. Metnin içine girdikçe anlatıcının bitmeyen açlığının arkasındaki öfkesinin ve onun da arkasında, kaybettiklerimize ve kaybedeceğimizi bildiklerimize yönelik belli belirsiz bir dip akıntısı gibi sürüp giden kederinin peşine düşüyoruz.

Bedenin parçalanışı ve kimlikten açlık ve yasa, ötekileşmeden musallatbilime uzanan yoldaki patikalara saparak tüm bu meseleler ve daha fazlası üzerine birlikte düşüneceğimiz buluşmamıza bekleriz.

Program

1.300₺

Kategoriler:
Diğer Atölyeler