Felsefe Buluşmaları-Zaman Felsefesi/Çığrından Çıkan Zaman
Felsefe Buluşmaları-Zaman Felsefesi/Çığrından Çıkan Zaman
3.300₺
3.300₺
Bu atölye için satış süreci tamamlanmıştır.
“Felsefe Buluşmaları” genel başlığı altında her ay iki oturumda, çağdaş toplumun mustarip olduğu sorunlar felsefi olarak temalaştırılarak tartışılmaktadır. Eylül ayı programında “Zaman Felsefesi“ var.
Zaman gerçekten var mı? Olayların ve şeylerin zamanla ya da zaman içinde değişime uğradığını düşünürüz. Bir olayın zaman İÇİNDE olması ne anlama gelir? Olaylar bir düzen içinde sıralanmışsa, meydana gelip geçip gittiklerini nasıl söyleyebiliriz? Zamanın geçişi gerçek midir yoksa salt bizim kendi deneyimimizin öznel bir yönü mü? Zaman, değişim ve genel olarak hareketle aynı şey midir? Zamanın akış yönü sabit midir? Zaman Kronos’un temsil ettiği gibi, geçmiş, şimdiki zaman ve geleceğe bölünebilen ve doğrusal ilerleyen bir şey midir, yoksa Aion’un temsil ettiği gibi sürekli, sınırsız, döngüsel mi? Gelecek belirlenmişse özgür olabilir miyiz ve geleceği bilseydik yaşayabilir miydik?
İnsan sonlu, yani zamansal bir varlıktır. Ölümlü olduğunu bilmesi ondan kaygı yaratır ve bir proje olarak onu geleceğe açar. Aynı zamanda zaman varoluşu, tarihi ve hafızayı kurarak toplumsal ve bireysel bir süreklilik inşa eder. Bu yüzden zamanı elinden kaçırmış birey ve toplum özgürlüğünden de olur.
Yaşamımızın yapısını ve kalitesini incelemenin bir yolu zamansal kalıplara odaklanmaktır.Bugün eylemlerimiz ve yönelimlerimiz, etik bakımdan açıklanamayan katı bir zaman rejimive teslim tarihleri tarafından koordine edilir ve modern kapitalist sistemin sistemsel zorunluluklarına uydurulur.(Hartmut Rosa) Kapitalizmin gelişmesiyle birlikte “geri dönüşsüz zaman” dünya çapında birleşir. Bütün gezegen üzerinde aynı gün olarak görünen şey, soyut, eşit parçalara bölünmüş ekonomik üretim zamanıdır. Endüstrinin dönüştürdüğü “sahte-döngüsel zaman” gündüz ve gece, çalışma ve hafta sonu tatili, tatil dönemlerinin tekerrüründen ibarettir. Temeli metaların üretimine dayanan zamanın kendisi de bir tüketim metasıdır ve gösterinin zamanıdır. Bu yapı, özel yaşam, iktisadi yaşam, politik yaşam olarak ayrılmış her şeyi bir araya getirir. Tarihi ve hafızayı felce uğratan evrensel tarih bir gerçeklik haline gelir. Tarihin terk edilmesinin mevcut toplumsal örgütlenmesi olan gösteri, zamanın yanlış bilinci’dır. Özne ile öznenin elinden aldığı etkinliği birbirinden kökten ayıran toplum, öncelikle özneyi kendi zamanından ayırır. (Guy Debord).
İki oturumdan oluşan bu derste mantık, metafizik, fizik, sosyoloji, ahlak ve bilimkurgu edebiyatının kesişiminde yer alacak kadar temel varoluşsal bir mesele olan zamanın doğasının tarihin çeşitli dönemlerinde nasıl görüldüğü ve zamanın özgürlük, ahlak ve politika ile ilişkisi irdelenecektir.
3.300₺
