Yönetmen Sineması Üzerinden Sinemayı Okumak “LARS VON TRİER”
Yönetmen Sineması Üzerinden Sinemayı Okumak “LARS VON TRİER”
3.300₺
3.300₺
Bu atölye için satış süreci tamamlanmıştır.
Bir auteur yönetmenin dünyasını tanımak, filmlerini derinlemesine incelemek, yönetmenin hayatına yakından bakmak sinemayı okumanın ve anlamanın en doğru yollarından biridir.
Yönetmen Sineması Üzerinden Sinemayı Okumak sinema severlerin, özellikle yönetmen sineması ile ilgilenenlerin katılmak isteyebileceği bir atölye çalışması.
Her ay bir yönetmeni ele alıp, onun başat filmlerini inceleyeceğiz. Toplam iki oturum, altı saat süresince yönetmenin biyografisini, değerlerini, fikir ve anlam dünyasını, kendini ifade etmek için neden sinemayı seçtiğini, filmlerinde hangi meseleleri nasıl bir film diliyle anlattığını ve sinema tarihine nasıl bir miras bıraktığını konuşacağız.
13 Şubat Cuma ve 20 Şubat Cuma yapacağımız iki oturumda Danimarkalı yönetmen LARS VON TRİER’in filmografisine yakından bakacağız. Yönetmenin sinemayla ve hayatla ilişkisini, filmlerindeki ‘rahatsız edici’ unsurların şahsi fikirleriyle birleştiği ve ayrıştığı yönleri konuşacağız.
“Bir film, ayakkabıya kaçmış çakıl taşı gibi olmalıdır” mottosuyla film yapar Trier. Yaptığı filmlerle seyirciyi hedeflediği kadar rahatsız etmeyi her seferinde başarmıştır. Ama kişiliğinin yarattığı rahatsızlık filmlerinin seyirci üzerinde yarattığı etkinin çok ötesine geçmiş, hayli tartışmalı bir yönetmendir.
Sinema tarihinin başyapıtlarını üretmesiyle, dozu gitgide artan sansasyonel davranışları paralel ilerler. Setlerde kadın oyunculara karşı sergilediği cinsiyetçi, zorba tutumu, en hassas konularla ilgili yaptığı akıllara ziyan açıklamaları ve bardağı taşıran son damla olarak da Melankoli filminin galasındaki talihsiz “Hitler’i anlıyorum” beyanı.. Filmlerini ödüle boğan, benzersiz bir yönetmen olduğunun hakkını defalarca teslim eden Cannes, bu skandalı milad kabul ederek Lars von Trier’i Persona non grata (istenmeyen kişi) ilan etti. Böylelikle Cannes tarihinde festivalden men edilen ilk ve tek yönetmen olarak kışkırtıcılık ve aykırılık seviyesini dünya aleme göstermiş oldu.
Seyircinin Lars von Trier ile stabil bir ilişkisi yoktur. Her filmiyle, (skandalıyla) sevgi- nefret sarkacında o anda nerede durduğuna yeniden karar vermek zorunda kalır Trier seyircisi. Seksist, faşist, provakatör, ruh hastası Lars von Trier ile birinci sınıf bir entelektüel, ağır felsefi dertler altında ezilen, acı çeken hassas bir ruh, acısını sanata dönüştürmekte mahir, benzersiz bir sinema dehası olan Lars von Trier arasında bir o uca bir diğer uca savruluruz.
Engin felsefe, teoloji ve mitoloji bilgisiyle, ustası saydığı Tarkovski’yi aratmayacak şiirsellikteki sinema estetiğiyle, ‘Lars von Trier imzası’ kabul edilen senaryo yapısı, kamera, müzik/ ses kullanımı ve görüntü yönetimiyle çağımızın en usta auteur yönetmenlerinden biri olduğu şüphe götürmezdir.
Bu bağlamda, auteur bir yönetmenin biyografisine, kişiliğine, felsefi duruşuna ve filmografisine bakarak sinemayı okumaya, anlamaya çalıştığımız Yönetmen Sineması Üzerinden Sinemayı Okumak serisinin mütemmim cüzü kaçınılmaz olarak Lars von Trier olacaktır.
Peşinen söylemek gerek, hem hazırlayanın hem katılımcıların sınırlarını bir hayli zorlayacak bu atölye çalışması. Aynı zamanda sinemayı hangi göstergelerle, nasıl okumamız, neye iyi film, kime iyi yönetmen diyebileceğimiz konusunda da ciddi anlamda yol almamızı sağlayacak.
I.oturum: 13 Şubat Cuma, 20:00
İzlenecek/ İncelenecek filmler:
Breaking the Waves (Dalgaları Aşmak)
Dancer in the Dark (Karanlıkta Dans)
Dogville
2.oturum: 20 Şubat Cuma, 20:00
İzlenecek/ İncelenecek filmler:
Melancholia (Melankoli)
The House That Jack Built (Jack’in İnşa Ettiği Ev)
3.300₺
